BİR BAŞKA
Bir sonbahar vurgunu yemiş,
Asırlık ağacın yaprağı gibiydim.
Benim de vaktim gelmişti artık,
Düşmemek için çabaladığım,
Son çırpınışlarım.
.
Aslında yine bir sonbahardı,
Tohum olarak bittiğimde dalımda,
Ve yine bir sonbahar sabahında,
Filizlendim ben,güneşin nazarına karşı.
Kışlar bir başka güzeldi,
O zamanlar benim için,
Kar başka güzeldi,soğuk başka,
Güneş bir başka güzel.
Beyaza bürünmeyi bir başka severdim,
Dalımın baş tacı ettiği,
Karla uyanmayı bir başka.
Geceyi bir başka severdim,
Gündüzü bir başka.
Bulutlu havayı bir başka severdim,
Yağmurlusunu bir başka.
İlk baharın sıcaklığı bir başka güzeldi,
Bu baharda ilk göz açışlarım bir başka.
Suyun rengi bir başka güzeldi,
Çağlayışı bir başka..
Benim için bir başkaydı,
Üzerimdeki beyazın damla olup akması.
Nehir için bir başkaydı,
İçindeki damlanın denize akması..
Görücüye çıkar gibiydi bu mevsimde evimiz,
Dallanıp budaklanması bir başka güzeldi,
Serpilip çiçeklenmesi bir başka.
Kuşların cıvıldaması bir başka güzeldi,
Cırcır böceklerinin ötüşleri bir başka..
Yaz bir başka güzeldi,
Kavurucu sıcağı bir başka.
Rüzgari bir başka güzeldi,
Ferah esintisi bir başka..
Bir sonraki mevsim de,
Döküleceğimizin kuruyacağımızın gerçeğine inat.
Çoğalışımız bir başka güzeldi,
Gür gür açılışımız bir başka..
Hep böyleydi hayat benim için,
Ama bu sonbahar bir başka..
Vurgun yemiş gibiyim,
Dalıma tutunma arzusu şimdi bir başka..
Yaşama direncim bir başka şimdi,
Bir daha açmamasına soluşum bir başka…
Bir başkayım şimdi,bir başka…
Biliyorum biliyorum ,bu bahar benim sonum,
İşte çıt diye kırdı rüzgar belimi,
Ayrıldı dalımdan kuruyan kolum.
Şimdi boşluğun kucağına süzülen,
Ben aciz bir kulum…
Geldim gidiyorum,
Şimdi boşadır çırpınışlarım biliyorum.
Konduğum evimden bugün,
Göç ediyorum.
Ve son olarak diyorum ki:
Yaşamak arzusu bir başka güzeldi,
Şimdi yaradana kavuşma arzusu bir başka…